İYA CEO’su Nihat Narin İstanbul Bülten Aralık sayısında Ali Faruk İmre’nin 2020 ekonomisine ilişkin sorularını yanıtladı.
İSTANBUL; TÜRKİYE EKONOMİSİNİN DİNAMOSU, DÜNYAYA AÇILAN KAPISI, FİNANS SEKTÖRÜNÜN KALBİ. AYNI ZAMANDA ÜLKEMİZİN PANDEMİ NEDENİYLE EKONOMİSİ EN ÇOK ETKİLENEN KENTİ.
Salgın, İstanbul’un ana ekonomik sektörleri; turizm, eğlence, lojistik, inşaat, finans, eğitim, sağlık, otomotiv ve tekstil sektörünü olumsuz etkiledi. Buna ek olarak, yaz aylarında yaşanan ve yüzde 7 civarına düşen faiz ve kredi genişlemesi ile gayrimenkul ve özel tüketim alanlarında bir rahatlama görülse de Ekim ve Kasım aylarında tekrardan yüzde 14’lere tırmanan faiz oranları ile bu sektörlerde de tekrar bir yavaşlama görüldü. İYA CEO’su Narin’e göre, bu daralmada altın çağını yaşayan sektörler de var. Narin; “Çoğu sektör olumsuz etkilense de bazı sektörler altın çağını yaşıyor. Değişen tüketim alışkanlıkları ile bilişim, e-ticaret, kişisel hijyen, sağlık, paketlenmiş gıda gibi sektörler bu anlamda öne çıkıyor.” dedi. KÜÇÜLEN AVRUPA, İSTANBUL’U ETKİLİYOR İstatistik Ofisi’nin Kasım ayı verilerine göre, ilk dokuz ayında İstanbul’da ihracat, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 azalarak 57,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. İthalat ise aynı dönemde yüzde 13,1 artarak 89,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. İstanbul’un en önemli ihracat partnerleri arasında bulunan Almanya ekonomisinin yüzde 6, Fransa’nın yüzde 9,8, İtalya’nın yüzde 10,6, İspanya’nın yüzde 12,8 ve İngiltere’nin yüzde 9,8 küçülmesi öngörülüyor. Bu, mega kent için aynı zamanda talebin artması yönünde büyük bir engel oluşturuyor, üstelik ihraç malların fiyatının ucuzlamasına rağmen. Türkiye’nin, kredi genişlemesine dayalı ekonomik büyüme politikası izlediğine dikkat çeken Narin, cari açığın kaçınılmaz olduğunu belirterek değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:
KADİM ŞEHRİMİZ DİRENÇLİDİR VE YÜZYILLARDIR; SALGIN HASTALIKLAR, SAVAŞLAR, İSTİLALAR, EKONOMİK BUHRANLAR GİBİ SAYISIZ BADİRELERİ ATLATMIŞ VE DİMDİK AYAKTA KALMAYI BAŞARMIŞTIR.
“Düşük faizli kredi genişlemesi ile ara mal, sermaye malı ve ithal tüketim mallarına olan talep artmakta. Ancak yıl içerisinde Türk lirasında yaşanan önemli değer kaybına rağmen ithalatın, ihracatın üzerinde artış göstermesi konusunda ciddi ciddi düşünülmesi gerekir. Bu kadar hızlı değer düşüşlerinde, ucuz lira ile ihracatın artması, ithalatın düşmesi beklenebilir; ancak burada tam tersi gerçekleşiyor.”
“FAİZ ARTIŞI KREDİ KARTI KULLANIMINI YAVAŞLATABİLİR”
Pandemi, aynı zamanda İstanbul halkının harcama alışkanlıklarında da değişme neden oldu. Vatandaşlar, giderek kredi kartına yöneldiği, gelirlerinin giderlerine yetmediği, ay sonunu getirmenin gittikçe zorlaştığı bir dönemi yaşıyor. İstatistik Ofisi verilerine göre, bireysel kredi kartı harcamaları; toplam bireysel kredi kartı harcamalarının yüzde 33,4’ünün gerçekleştiği İstanbul’da, yıllık yüzde 13,9, Türkiye’de ise yüzde 16,3 arttı. Peki, bu harcamaya ‘dur’ denmesi gerekiyor mu? Bu konuda Nihat Narin, Merkez Bankası tarafından Kasım başı itibarıyla, aylık kredi kartı faiz oranlarını yüzde 1,25’ten yüzde 1,46’ya yükseltmesine işaret ederek bunun kredi kartı kullanımını yavaşlatmasına neden olabileceğini söyledi. Narin’e göre, krediye yönelim ise genelde daha çok enflasyon olarak geri dönüyor.
“YATIRIMLAR İSTANBUL’A HIZLA KAZANDIRILMALI”
Pandemi nedeniyle daralan ticaret hacmi ve iş fırsatlarında yaşanan kıtlıktan dolayı işsizlik İstanbul’da geçtiğimiz seneye göre arttı. İBB İstatistik Ofisi’ne göre pandemi krizinden önce kentteki işsizlik oranı, ülke ortalamasının üzerinde gerçekleşti.
İBB İSTATİSTİK OFİSİ GÜVENİLİRLİĞİ YÜKSEK BİR BİRİMDİR. SADECE BİZ DEĞİL DÜNYA BANKASI GİBİ ULUSLARARASI FİNANS KURULUŞLARININ DA FAYDALANDIĞINI BİLİYORUZ.
İstanbul’da geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 17,2 olurken, 20-24 yaş arasındaki gençlerde yüzde 25,1’e yükseldi. Sigortasız çalıştırılanların oranı ise yüzde 22,2 olarak gerçekleşti. Haziran ayında adım atılan normalleşme sürecinde İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirilen sayısı İstanbul’da 7 bini aştı. Fakat, Kasım ayında başlayan kısıtlamalar nedeniyle işsizliğin yeniden yükselme tehlikesi kapıda. Narin, kentin işsizliği ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Yükselen işsizliğin çaresi istihdam yaratacak yatırımların hızla İstanbul’a kazandırılmasıdır. İYA da bu ihtiyaca hizmet amacıyla yerli ve yabancı yatırımcılarla görüşme içindedir. Çalışan arayan ve bizimle irtibata geçen yabancı yatırımcıları İstihdam Ofisleri’mize yönlendiriyoruz. Bu vesileyle özellikle bir Hollandalı yatırımcıya yol gösterdik ve istihdama bizim de katkımız oldu.”

PEKİ İYA’NIN 2021 HEDEFLERİ NELER?
İYA kurulduğu Şubat ayından itibaren, İstanbul’a yabancı yatırımı çekmek için üst düzey temaslarda bulunuyor. Dünya Bankası’nın bir bileşeni Uluslararası Finans Kurumundan (IFC), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’na; Japon Uluslararası İş Birliği Ajansı’ndan Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası’na kadar önemli uluslararası kuruluşlarla, altyapı yatırımları üzerine detaylı görüşmeler gerçekleştiriyor. İYA, mega kentin su-atık su arıtma, katı atık yönetimi, dijital altyapı veakıllı şehircilik, raylı sistemler ve otoparklar alanlarında projeleri yatırımcılarla değerlendiriyor. Bugün dünyada altyapı piyasası 3,6 trilyon dolara varıyor. İYA CEO’su Narin’e göre vatandaşlar, 21. yüzyıla uygun modern bir metropol talep ediyor. “Bunu sağlamanın önemli bir unsuru altyapı yatırımlarının bir an önce hayata geçirilebilmesi” diyen Narin, önümüzdeki sene için olumlu beklentiler içinde olduğunu aktararak şöyle devam etti: “2021 yılının, COVID-19’la mücadelenin kazanıldığı yıl olacağını öngörüyoruz. Salgının bitmesiyle yatırımların ivme kazanacağına, dolayısıyla refah seviyesinin yükseleceğine ve istihdamın artıp işsizliğin azalacağına inanıyoruz.”
